5 Temmuz 2020

İlk Hata

Olayın kendisinin unutulduğu ancak heyecanının ve korkusunun halen devam ettiği, abartılı bir tabirle travmatik hatıraların olması kadar doğal bir hatıramı anlatacağım. Bu hatıram ömür boyu hem fiziksel hem de psikolojik etki bırakmış bir hatam ile ilgili. Üzerinden 1 yıl geçmiş olmasına rağmen endişesini halen içimde yaşadığım bir tasarım hatası ile ilgili...

Tasarımcı, tasarladığı ürünün hem küçük ölçekte hem de büyük ölçekte emniyetinden ve doğurabileceği sorunlardan sorumludur. Bu durum başa gelen her türlü olumsuzluğu tanrıya atfeden asi yaklaşıma benzetilebilir. Detaylar akla gelsin veya gelmesin sorumluluğun başarıyla yerine getirilmesi yöntemli bir şekilde ilerlemekten geçer.

Makine mühendisliği eğitimimin 4. senesinde insansız hava aracı yarışmasına katılan bir ekipte görev almıştım. Yarışma kuralları çerçevesinde hava aracı kilitlenme ve kilitlerden kaçınma gibi işlevleri yapması gerekiyordu. Ben ise ekipte analizden sorumluydum. Bu tarz yarışmalara ilk defa katılıyor oluşumuz ve ekibin yeni olması sebebiyle analiz basamağı tıkanmıştı. Elle tutulur bir tasarım ortaya konmaması sebebiyle elle tutulur bir analiz de gerçekleşemiyordu.

Hava aracının kalkışını sağlaması, yüksek manevraları gerçekleştirmesi gibi kritik olaylardan sorumlu olan motor-pervane-batarya üçlüsünde bir tıkanma yaşanmıştı. Motor itki testleri sonuçları, genellikle ürünün kataloğunda yer alır. Katalog bilgileri ile teorik hesaplamalarda bir ihtilaf gündeme gelmişti. Ekibin bir kısmı denklem sonucuna bir kısmı da katalog bilgisine güveniyordu. Fakat asla bunu hava aracına monte etmeden deneyemiyorduk.

Motor itkisini ölçmek amacıyla amatör dinamometre denemeleri sağlam sonuçlar vermiyordu. Dinamometre ile ölçüm için motor geçici bir araca takılıyor ve aracın kuyruğu da dinamometreye bağlanıyordu. Genellikle dinamometre elle tutulduğu için stabil bir ölçü almak güç oluyordu.

Bu problemin çözülmesi ve bu süreci daha profesyonel hale getirilmesi için bir itki test düzeneği tasarlanması gerekliydi. Ayrıca bu, hesaplamaların devamı için de güvenilir bilgiler sağlayacaktı. Bu düzeneği tasarlama görevi kimseye verilmemişti, hatta gündeme daha gelmiyordu. Böyle durumlarda genelde ekipten birinin her şeyi hazırlayıp öne atması beklenir. Bu öne atılış bana nasip oldu.

Düzenek aslında basit bir terazi mantığı içeriyordu ve lise mezunu biri tarafından bile tasarlanabilirdi. Pervane boyutları ve muhtemel itki kuvveti düşünülerek tasarlanmıştı. Kendi içerisinde emniyetliydi. Bir baskül kullanılarak motor itki kuvveti hassaslığı ayarlanabilir şekilde belirlenebiliyordu. Basit ahşap parçalardan yapıldığı düşünülerek tamamen kısa sürede doğru sonuçların alınması amaçlanmıştı.

Deney gözümün önünde yapılıyordu ve ben de baskülden değer okuma amacıyla oradaydım. Hesaba katmayı unuttuğum bir nokta vardı. Bu noktayı fark ettiğimde üstüme doğru hareket etmekte olan ve dakikada 3000 ila 5000 tur atan bir pervane vardı. Düzenek sağlamdı, evet, kırılmaması gerekiyordu, evet. Fakat düzeneğin yere sabitlenmesi konusunda herhangibir şey düşünülmemişti. Dolayısıyla düzenek motor itkisinde yerden kalktı. Bu, kapı ne kadar sağlam olursa olsun kapı kolunun gözden kaçırılmasına benzetilebilir. İhmal edilen bu nokta sebebiyle tüm düzenek artık işvlesizdir. İşlevsiz olmasının dışında, istenmeyen sonuçlara sebep olmaya müsaittir.

Tüm bu devrilme olayı milisaniyeler içerisinde gerçekleşmesi sebebiyle kaçacak bir yer bulamamıştım. Pervane bacağıma çarpıp kırıldı. Eğer kırılmasaydı veya düzenek yerden bir santim daha yukarıda olsaydı daha kritik bir organımı parçalayacaktı.

Bugün halen bu hatanın izi bacağımda yer alıyor. Zannedersem yıllar boyu da orada duracak. Gözden kaçan basit detayların sonucu çok ağır ödenebilir. Bu olayın üzerinden neredeyse 1 yıl geçti. Bugün, bir şey tasarlama konusunda halen çekimserim.